+90 536 963 94 31
Zaman Üzerine On Ders

Zaman Üzerine On Ders

Kamp Tanıtımı

Deneyimimizi koşullayan ya da belki de bizatihi deneyimin kendisi olan zaman, üzerine düşünmeye çalıştığımızda neden düşüncemizden kaçar ve kavramsallaştırılmaya direnir? Zaman hareketin sayısı mıdır, yoksa hareketin koşulu mu? Belki de Zenon yalın bir biçimde haklıydı: Zaman düşüncenin sınırı, deneyim ile aklın uzlaşmazlığının en açık göstergesidir. Ne zaman onu düşünmeye çalışsak, paradokslarla karşılaşırız. Gelgelelim bu, felsefeyi zamanı düşünmekten alıkoyamaz; zamanı konu etmemiş, onu düşünmenin cazibesine kapılmamış tek bir filozoftan söz edilebilir mi? Bazı filozofların gizli, bazılarınınsa en şaşaalı mesleğidir zamanı düşünmek.

İşte biz de yıl boyunca Parmakültür ile birlikte organize ettiğimiz Zaman Üzerine On Ders’te düşünceyi kışkırtan bu temayı çeşitli açılardan ele almaya çalışacağız. Antikler içinde zaman üzerine düşünceleriyle çağdaş filozofları çokça etkilemiş olan Stoacılardan, Orta Çağ’ın en ilginç isimlerinden biri olan Ockhamlı William’a, oradan da metafiziği ne Antiklere ne de modernlere tam anlamıyla uyan Spinoza’nın zaman konusundaki eşsiz konumundan bir süre filozofu olarak ünlenen Bergson’a uzanacağız. Öte yandan bir disiplin olarak fenomenolojinin zamanı nasıl problemleştirdiğine, Hegel’in olumsuz zamanından Heidegger ve Sartre’ın fenomenolojik zaman mefhumuna ne kaldığına bakacağız. Marx’ın bu teorik zamanı nasıl ters yüz ettiğini ve Proust’un edebi bir deneyim olarak ele aldığı zamanı nasıl dönüştürdüğünü içeren tüm bu ders dizisinde zamanı düşünmenin cazibesine kolektif olarak kapılmayı amaçlıyoruz.
 

s