+90 536 963 94 31
Kaosun Ontolojisi: Simondon Üzerinden Biyoloji Felsefesini Düşünmek

Kaosun Ontolojisi: Simondon Üzerinden Biyoloji Felsefesini Düşünmek

Kamp Tanıtımı


 

Yeni yılın ilk etkinliğinde, 14 Ocak’ta İstanbul Salt Galata’da gerçekleştirdiğimiz “Kaosun Ontolojisi: Simondon Üzerinden Biyoloji Felsefesini Düşünmek” başlığı altında yer alan derslerimizi geride bıraktık.

 

 

Günümüz oldukça heyecanlı geçti. İlk konuşmacımız Sarp Çelikel, sorunsallar temelinde oluşan iletişim ve ilişki biçimlerini “Yeni bir şey nasıl ortaya çıkar?” sorusu üzerinden tartıştı. Bunu yaparken hali hazırda mevcut sibernetik ve sistematik düşünce biçimlerinden hangi kavramların Simondon’un yenilik getirdiği alan için önemli olduğundan bahsetti. Bizlere farklı disiplinlerin bireyleşmiş biçimlerinin kendilerinden feragat etmeden yeniye ulaştırılması için iki kavram ve yol sundu: birey-ötesi (transindividual) ve analoji. Bu bağlamda disiplinler üstü bir yeninin analojiler üzerinden gerçekleştirebileceğini konuştuk.

 

İkinci konuşmacımız Yağmur Denizhan, Gilbert Simondon’un bulunduğu bilim dünyası ve psikolojik hengame içerisinde süreç ontolojisi ve ilişkisel ontoloji akımlarından nasıl etkilendiğini ve  bu akımlardan hareketle alana ne gibi yenilikler getirdiğinden bahsetti. Simondon’un Bilimlerin yalnızca sonuçlarını değil fakat prensiplerinin kendilerini de bireyleşmiş şeyler olarak kabul ederek, bireyleşme sürecini incelemeye başladığını anlattı. Bu noktada önümüze “birey-öncesi” kavramı ve bireyleşmenin modları çıktı. Fiziksel, vital ve psiko-kolektif bireyleşme modlarını “metastabilite” kavramı üzerinden  örnekler ile tartıştık. Bireyleşmenin bireyleşmemiş alanlara ilerleme potansiyelini kuşatan “transdüksiyon” bizi hem fiziksel örnekleri hem de toplumsal çağrışımları ile etkinliğimizin sonunda gerçekleşecek olan soru-cevap kısmına taşıdı.


 

 

Katılan herkese, mekanı sağlayan Salt Galata’ya ve konuşmacılarımıza teşekkür ederiz. Görüşmek üzere:)

 

 

 

Kamp Tanıtımı

14 Ocak’ta Salt Galata’da gerçekleşecek olan bu etkinlikte, bilişsel bilimler ile biyoloji felsefesini kesiştiren güncel sorunları odak alarak “Yeni bir şey ne zaman ortaya çıkar?'” sorusu ışığında Gilbert Simondon'un trans-disipliner düşüncesinin ve kavramsal mirasının izini süreceğiz. 

Simondon, günümüzden altmış yıl önce; sibernetik, sosyal psikoloji ve Sokrates-öncesi felsefe gibi konular üzerine odaklanmış, geliştirdiği ‘varlık ile biçimlerin oluşum kuramı’na dair kavramsal setlerle, -bugün de hâlâ çözülemeyen- felsefi çıkmazlara çözümler aramıştır. Bu çalışmalar her ne kadar Deleuze’ün düşünce dünyası üzerinde ve biyo-semiyotik alanında büyük etkiye sahip olsa da Simondon ismi sibernetiğin doğuş yerinde, anglofon dünyada ve çağdaş felsefe alanında neredeyse on yıl önce hatırlanmıştır.

Biz de bu buluşmada, Simondon’un felsefi soruşturmalarından hareketle ve disiplinlerin birbirine çevrilemez olduğu kabulünün reddine dönük bir dikkatle, biyoloji alanında ve felsefede çağın önümüze koyduğu ortak sorunsallar üzerinde tartışacağız. Genel içerikte hem fiziksel ve işlevsel indirgemeciliğe karşı bir seçenek olarak hem de yenilik barındıran bir şeylerin ortaya çıkabilmesini anlamlandırılabilmek için “belirme (emergence) ontolojisi”ni sorunsallaştırırken, Simondon'un bireyleşme, birey-öncesi ve enformasyon kuramlarını kat edecek, toplumsal bilince gömülü çözüm arayışlarına yer eden kaos ve oto-poiesis kavramlarını sorgulamaya açacağız.

 

Başvuru Formu

 

Etkinlik Programı

13.00 – 14.30 Sarp Çelikel – Bir Sorunsal Olarak Yeninin Belirişi: Güncel Biyoloji Felsefesinin Gölgesinde Simondon

15.00 – 17.30 Yağmur Denizhan: Varlığın Oluşumuna Bütüncül Bir Yaklaşım: Gilbert Simondon’un Bireyleşme Teorisi

17.45 – 18.30: Forum: Soru-Cevap Oturumu

 

Seminer İçerikleri

Yağmur Denizhan

Kendi döneminde yeterince anlaşılmadan oldukça erken hayata veda eden Gilbert Simondon (1924 –1989) 2000’lerden itibaren yeniden keşfedilmeye başladı. Ardında bıraktığı en önemli eser olan Bireyleşme Teorisi, varlığın oluşumuna dair (ontojenez) her alana uygulanabilir bir çerçeve sunmakta. Simondon’un kendine özgü kavramlarla özenle formüle ettiği bu süreç teorisi, indirgemecilik tuzağına düşmeden oluşumun tüm alanlarını aynı şemsiye altında toplama olanağı sunuyor.

Bu konuşmanın amacı, Simondon’un Bireyleşme Teorisi’nin bazı temel kavramlarını tanıtmak, farklı disiplinlerden katılımcılara ilham vermek ve bu teorinin 20. yüzyılda ortaya atılan başka bütünsel yaklaşımlara (Genel Sistem Teorisi, Sibernetik v.s.) oranla avantajlarını tartışmaya açmaktır.

Sarp Çelikel

Gilbert Simondon, varlıkların oluşumunu bilimsel analojiler üzerinden açıklar, hayatın ve yeni icatların olasılığını geliştirdiği kavramlarla açımlarken, belirme ontolojisinin problemine şöyle olası bir çözüm getirmişti: Ortaya çıkan, bireyleşen varlık, farklı ölçekler arasındaki iletişimin temelini oluşturan yapılaşmadır (enformasyon); ve alt/üst, iç/dış, benlik/çevre gibi ayrımlar ancak bireyleşmenin ardından gelir. 

Bu seminerimizde, günümüz popüler biliminde sıkça karşılaştığımız sentetik zihin ve yaşam teknolojilerinin belirme ontolojisini serbestçe kullanımı üzerinden, bu yaklaşımın felsefi olarak tıkandığı noktaları göstereceğiz. Bu sorunlara, Gilbert Simondon’un geliştirdiği bireyleşme ve enformasyon kavramlarını kullanarak çözüm arayacağız. Son olarak, bilimsel tekniklerin eşiğinde ve kavramsal karmaşalarımızın ufkunda beliren, kök hücreden üretilen beyin organsılarının, sorunsalımız dahilinde ne olup ne olmadığını tartışacağız.

 

s